Üyelik Girişi
Site Haritası
Kategoriler
Hava Durumu
Anlık
Yarın
18° 23° 13°
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar2.12842.1322
Euro2.94112.9464
TARİHTE BUGÜN

Tarihte Bugün v.5.0

Meyhanemiz

Lâ Salâte limen lem yekümillâhi fî kiblete (Kıblesi Hakk olmayan kimsenin namazı yoktur.)
Neden Fakirullahmelâmî?!.
 Çünkü İnsanoğlu'nun varlığı bir hayal mesabesinde olduğu gibi,var olduğunu zannetmesinden dolayıdır ki,benliğine kulluk etmektedir.Hakikat de Allah var başka birşey yok.İnsanoğlu yokluğunu bilip Hak'da fakir olduğunu bilmesi gerek.Bu yüzden insan fakirdir.Yani Fakirullahtır(Allah'ın Fakiri)'dir.
 Fakirullahmelâmi 
 --------------------- 
 7 / A'RÂF - 179
Andolsun ki; Biz cinn ve insanlardan bir çoğunu cehennem için yarattık. Onların kalbleri vardır; anlamazlar, gözleri vardır; görmezler, kulakları vardır; duymazlar. Onlar; hayvanlar gibidirler, hatta daha da sapıktırlar. İşte onlar; gafillerin kendilerdir.
---------------------
Ed-Dünya Cifetün ve talibü hakilabu.
Dünya Cife'dir, (Leş) O'na muhabbet edenler de köpeklerdir.
 Aclûni.Keşfü'l-Hafa.I-1313
--------------------
Ed-dünya mel'unetün ve mâ bihâ mel-un-ün.
Dünya melundur,O'nun içindekilerle birlikte ona muhabbet besleyenler de Melundur.
 Tirmizi,Taberani,-Ebu Nuaym'den …
---------------------

İnsanlar üzerine öyle bir zaman gelecektir ki İslâm'ın yalnız ismi,Kur'an'ın ise resmi kalacak.Mescidler dış görünüşleri ile mamur,fakat içleri hidayet'ten mahrum olacak.Onların alimleri gökkubbe altındakilerin en şerlileridir. Fitne onlardan çıktı ve yine onlara dönecektir.
 Beyhaki.
------------------------------

Kişinin namazı ibadeti sakiın sizi aldatmasın. Siz onun dirhem ve dinarla olan münasebetine bakın.

Hazreti Muhammed (s.a.v.)
------------------------------

EY OĞUL
 
Besmelesiz yemek yeme.Sırrın var ise sakın kimseye söyleme.Cünüp iken yemek yeme.Elbisenin söküğünü üstünde dikme.İyi adını kötüye çıkaracak davranışlarda bulunma.Kötüyle arkadaş olma, pişman olursun.Daima ileri hedefin olsun, geriye takılıp kalma.Harama tevessül etme.Kimsenin payına/hakkına göz dikme.Bir şey koymadığın yere el uzatma.İki kişi konuşurken dinleme.Ekmek ve tuz hakkını gözet.Namahreme bakıp ihanet etme.Davetsiz bir yere gitme.Gidersen emin olduğun yere, namuslu kimseye git.Sır sakla.Her mecliste duyduğun şeyleri/sözleri aklında tut.Evden eve söz taşıma.Kötülemekten, fenalıktan uzak ol.Ahlaklı ol.Herkesle iyi geçin.İnat ve kötü sözlü olma.Senden büyüklerin önünden gitme.İhtiyarlara hürmet et.Daima temiz ol.Haram ve yasak edilen şeylere yaklaşma.Beş vakit namaza devam edip iyi hâl ile tanınarak, ilim ve faziletle meşgul ol.Her zaman geniş kalpli ve hoş meşrep ol.Beraber olduğun, tanıştığın kişilerden asla bir şey isteme.Buna riayet etmezsen seni küçük görürler, itibarını kaybedersin.Rıza lokmasıyla yetin.Elindeki imkânları israf etme.Kanaatkâr ol. Çünkü kanaat tükenmez bir hazinedir.

- ŞEYH EDEBALI
 
Nûh (a.s.); Hayatı ve Peygamberliği 2.Bölüm Nûh (a.s.), dâvetini tekrarladıkça onların inadı artıyor, ona ve inananlara eziyetlerini daha da şiddetlendiriyorlardı. Nûh (a.s.) onların bütün bu tahammül edilmez eziyet ve işkencelerine katlanıyor ve onları kurtarmak için bir an olsun boş durmuyordu. Asırlar süren bu yorucu tebliğ faâliyeti, kavminden çok az bir topluluk dışında, kimsenin iman etmesini sağlayamamıştı: “Pek az kimse onunla beraber inanmıştı” (11/Hûd, 40).
اِنَّ اللهَ اصْطَفَى اَدَمَ وَنُوحًا وَاَلَ اِبْرَهِيمَ وَاَلَ عِمْرَانَ عَلَى الْعَالَمِينَ “Gerçek şu ki, Allah Adem’i ve Nûh’u, İbrâhim âilesini ve İmrân ailesini seçip bütün insanlığın üzerinde bir konuma çıkardı.” (3/Âl-i İmrân, 33) “Âlemler içinde selâm olsun Nûh’a. Gerçekten Biz ihsanda bulunanları böyle ödüllendiririz. Şüphesiz o, Bizim mü’min olan kullarımızdandı.” (37/Sâffât, 79-81) Nûh (a.s.), Allah Teâlâ’ya ibâdeti terkedip, tapınmak için kendilerine putlar edinen ve böylece yeryüzünde ilk defa fesâda uğrayan bir kavmi tevhid akîdesine döndürmek için gönderilen peygamberdir. “Ulul-Azm” peygamberlerin ilki olan Nûh (a.s.)’un, kavmini tevhide döndürmek için verdiği mücâdele, Kur’an-ı Kerim’de uzunca zikredilmektedir. Adı, kırk üç ayrı yerde zikredilen Nûh (a.s.)’un kıssası, şu sûrelerde mufassal olarak ele alınmıştır: 7/A’râf, 11/Hûd, 23/Mü’minûn, 26/Şuarâ, 54/Kamer ve kendi adıyla adlandırılmış olan 71/Nûh sûresi.
15.04.2014
13.04.2014
Kuranda Namaz Kuranda namaz ile alakali tahmini 86 ayet geçiyor 2:3 - Onlar ki gaybe iman edip namazı dürüst kılarlar ve kendilerine verdiğimiz rızıktan (Allah yolunda) harcarlar. 2:43 - Hem namazı dosdoğru kılın, zekatı verin, rükû edenlerle birlikte siz de rükû edin. 2:45 - Bir de sabırla, namazla yardım isteyin. Şüphesiz bu, (Allah'a) saygılı olanlardan başkasına ağır gelir. 2:83 - Hani bir vakitler İsrailoğulları'ndan şöylece mîsak (kesin bir söz) almıştık: Allah'dan başkasına tapmayacaksınız, ana-babaya iyilik, yakınlığı olanlara, öksüzlere, çaresizlere de iyilik yapacaksınız, insanlara güzellikle söz söyleyecek, namazı kılacak, zekatı vereceksiniz. Sonra çok azınız müstesna olmak üzere sözünüzden döndünüz, hâlâ da dönüyorsunuz.
Kuranda abdest ile alakali tahmini 2 ayet geçiyor 4:43 - Ey iman edenler! Sarhoş iken ne söylediğinizi bilinceye kadar namaza yaklaşmayın. Cünüb iken de yolcu olanlar müstesna gusül edinceye kadar namaza yaklaşmayın. Eğer hasta olur, veya yolculukta bulunursanız veyahut biriniz abdest bozmaktan gelince veya cinsî münasebette bulunup, su da bulamazsanız o zaman tertemiz bir toprak ile teyemmüm edin. Niyetle yüzlerinize ve ellerinize sürün. Şüphesiz ki Allah çok affedicidir, çok bağışlayıcıdır.
09.04.2014
03.04.2014
Kuranda sabır ile alakali tahmini 84 ayet geçiyor 2:45 - Bir de sabırla, namazla yardım isteyin. Şüphesiz bu, (Allah'a) saygılı olanlardan başkasına ağır gelir. 2:153 - Ey iman edenler! Sabır ve namazla yardım isteyin. Şüphe yok ki Allah, sabredenlerle beraberdir. 2:155 - Çaresiz biz sizi biraz korku, biraz açlık, biraz da mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltme ile imtihan edeceğiz. Müjdele o sabredenleri!
İsa: Çalınmış Bir Yaşamın Üzerinde Kurgulanmış Peygamber Hıristiyan kilisesi uydurma bir öykünün eşliğinde kutsal dörtlüyü kendisine mal etmekle de yetinmedi . Birinci yüzyılın başında Niğde-Kemerhisar’da doğmuş ve aynı yüzyıl’ın sonlarına doğru Hakk’a yürümüş, yaşadığı çağda gizli Hermetik öğretinin en büyük ustası sayılmış Apollonius adlı mürşidin yaşamını çalarak yarattığı peygamber figürünün üzerine monte etti. Antik çağın en önemli mürşidi Apollonius MS.1 yılında bugün Niğde il sınırları içinde kalan Kemerhisar’da dünyaya geldi. Helenlerin Tyana olarak adlandırdıkları bu şehre Hititler Tuwana diyorlardı.
23.03.2014
20.03.2014
Kuranda yetim ile alakali tahmini 23 ayet geçiyor 2:83 - Hani bir vakitler İsrailoğulları'ndan şöylece mîsak (kesin bir söz) almıştık: Allah'dan başkasına tapmayacaksınız, ana-babaya iyilik, yakınlığı olanlara, öksüzlere, çaresizlere de iyilik yapacaksınız, insanlara güzellikle söz söyleyecek, namazı kılacak, zekatı vereceksiniz. Sonra çok azınız müstesna olmak üzere sözünüzden döndünüz, hâlâ da dönüyorsunuz.
Rahman ve Rahim Olan Allah’ın Adıyla Bu yazımda yapacağım olası hatalar için Alemlerin Efendisi’ne sığınırım. Bu sebepten ötürü, okuyucuya önerim, bu yazının bir beşer sözü olduğunu unutmamaları ve Rabbimizin öğütlediği gibi(17/36) düşünerek ve eleştirerek bu yazıdaki fikri dikkate almalarıdır.
06.03.2014
23.02.2014
Kovulmuş şeytanın şerrinden Allah’a sığınırım, Rahmân, Râhim olan Allah’ın adıyla; Öncelikle; Allah’a hamd olsun, şükürler olsun. O’nun meleklerine, peygamberlerine ve dosdoğru namaz kılan kullarına selam olsun. Arapçada salah-salat, bizde namaz anlamına gelen bu kelime farsça bir kelimedir. Arapça anlamı durmak, destek olmak gibi anlamlara gelmektedir. Rabbimiz bunun için şöyle buyurmaktadır:
Fakir bir işçi, bir gün işinden çıkartılır. Bunun üzerine başka da hiçbir gelir kaynağı olmadığı için çoluk-çocuğu arka arkaya üç gün aç ve susuz kalır. Adam iş bulmak üzere nereye baş vurduysa "İşimiz yok" cevabı ile kapılar yüzüne kapanmaktadır. Üst üste üç gün midelerine hiçbir gıda girmeyen yavruların dinmeyen ağlayışları annenin yüreğini parçalayacak dereceye gelir. Çaresizlikler içinde durumu kocasına açar: "Bey, görmüyor musun? Açlıktan yavrularımızın yüzleri sarardı ve bağırsakları eridi. Hadi biz neyse dayanırız, ama onlar bu kadarına tahammül edemezler; bu sefaletimizin sonu ne olacak; bir şey düşünmüyor musun?" dedi.
31.01.2014
29.01.2014
 1  ...


Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi3
Bugün Toplam75
Toplam Ziyaret151087
Saat
Radyo Fakirullahmelami

Duyurular
Anket
Sitemizi Nasıl Buldunuz?
Takvim
Namaz Vakitleri
Her güne bir dua

Edep Ya Hû
EDEP YÂ HÛ...
 
Edep ayağa düşmüş de,
Pazar'da satılır olmuş.
Sakız olmuş dillerde,
Bilmeden söylenir olmuş.
 
Bize edepsiz diyenler,
Edebe dâvet edenler,
Edep dersi öğretenler,
Edepsizce söyler olmuş.
 
Edep yâ hû diye diye,
Ortalarda gezenlere
Sordum, edep nedir diye.
Başı önde susar olmuş.
 
Edep yâ hû nedir bilmez,
Özünü tefekkür etmez,
Tahkik ile söyleyemez,
Çün, taklîden söyler olmuş.
 
"Yahya Salih" edep yâ hû,
Edepsizlik etme yâ hû.
Uyan aç gözünü yâ hû,
Nefsin Hakk'a söver olmuş.
 
Fakirullahmelâmî
 
Edep: Güzel ahlak, hayâ.
Pazar: Alışveriş yeri.
Edepsiz: Kötü ahlaklı, hayâsız.
Dâvet: Çağırma, ziyafet, duâ.
Öz: Asıl, kendi, kendisi, iç âlemi.
Tefekkür: Düşünmek, fikri harekete geçirmek.
Tahkik: Doğru olup olmadığını araştırmak, yanlışlığı meydana çıkarmak, icelemek, iç yüz.
Çün: Zirâ, çünki, mâdem ki.
Taklid: Benzetmeye ve benzemeye çalışmak, benzerini yapmak.
Nefs: Can, kişi, kendi, öz varlık. Bir şeyin zâtı olan kendisi.
Hakk: Doğru, gerçek.
Hu: "O" Mânâsında gösterme zamiri.
 
Veda Hutbesi

Bismillahirrahmanirrahim

"Ey insanlar!

"Sözümü iyi dinleyiniz! Bilmiyorum, belki bu seneden sonra sizinle burada bir daha bulusamiyacagim. "Insanlar! "Bugünleriniz nasil mukaddes bir gün ise, bu aylariniz nasil mukaddes bir ay ise, bu sehriniz (Mekke) nasil mübarek bir sehir ise, canlariniz, malariniz, namuslariniz da öye mukaddestir, her türlü tecâvüzden korunmustur.

"Ashabim!

"Muhakkak Rabbinize kavusacaksiniz. O'da sizi yapti olayi sorguya cekecektir. Sakin benden sonra eski sapikliklara dönmeyiniz ve birbirinizin boynunu vurmayiniz! Bu vasiyetimi, burada bulunanlar, bulunmayanlara ulastirsin. Olabilir ki, burada bulunan kimse bunlari daha iyi anlayan birisine ulastirmis olur.

"Ashabim!

"Kimin yaninda bir emanet varsa, onu hemen sahibine versin. Biliniz ki, faizin her cesidi kalidirilmistir. Allah böyle hükmetmistir. Ilk kaldirdigim faiz de Abdulmutallib'in oglu (amcam) Abbas'in faizidir. Lakin anaparaniz size aittir. Ne zulmediniz, ne de zulme ugrayiniz.

"Ashabim!"

"Dikkat ediniz, Cahiliyeden kalma bütün adetler kaldirilmistir, ayagimin altindadir. Cahiliye devrinde güdülen kan davalari da tamamen kaldirilmistir. Kaldirdigim ilk kan davasi Abdulmuttalib'in torunu Iyas bin Rabia'nin kan davasidir.

"Ey insanlar!

"Muhakkak ki, seytean su topraginizda kendisine tapinmaktan tamamen ümidini kesmistir. Fakat siz bunun disinda ufak tefek islerinizde ona uyarsaniz, bu da onu memnun edecektir. Dininizi korumak icin bunlardan da sakininiz.

"Ey insanlar!

"Kadinlarin haklarini gözetmenizi ve bu hususta Allah'tan korkmanizi tavsiye ederim. Siz kadinlari, Allah'in emaneti olarak aldiniz ve onlarin namusunu kendinize Allah'in emriyle helal kildiniz. Sizin kadinlar üzerinde hakkiniz, kadinlarin da sizin üzerinizde hakki vardir. Sizin kadinlar üzerindeki hakkinizi; yataginizi hic kimseye cignetmemeleri, hoslanmadiginiz kimseleri izininiz olmadikca evlerinize almamalaridir. Eger gelmesine müsade etmediginiz bir kimseyi evinize alirlarsa, Allah, size onlarin yataklarinda yalniz burakmaniza ve daha olmasza hafifce dövüp sakindirmaniza izin vermistir. Kadinlarin da sizin üzerinizdeki haklari, mesru örf ve adete göre yiyecek ve giyeceklerini temin etmenizdir.

"Ey mü'minler!

"Size iki emanet burakiyorum, onlara sarilip uydukca yolunuzu hic sasirmazsiniz. O emanetler, Allah'in kitabi Kur-ân-i Kerim ve Ehl-i Beyt'imdir.

"Mü'minler!

"Sözümü iyi dinleyiniz ve iyi belleyiniz! Müslüman Müslümanin kardesidir ve böylece bütün Müslümanlar kardestirler. Bir Müslümana kardesinin kani da, mali da helal olmaz. Fakat malini gönül hoslugu ile vermisse o baskadir.

"Ey insanlar!

"Cenab-i Hakk her hak sahibine hakkini vermistir. Her insanin mirastan hissesini ayirmistir. Mirasciya vasiyet etmeye lüzüm yoktur. Cocuk kimin döseginde dogmussa ona aittir. Zina eden kimse icin mahrumiyet vardir. Babasindan baskasina ait soy iddia eden soysuz yahut efendisinden baskasina intisaba kalkan köle, Allah'in, meleklerinin ve bütün insanlarin lanetine ugrasin. Cenab-i Hakk, bu gibi insanlarin ne tevbelerini, ne de adalet ve sehadetlerini kabul eder.

"Ey insanlar!

"Rabbiniz birdir. Babaniz da birdir. Hepiniz Adem'in cocuklarisiniz, Adem ise topraktandir. Arabin Arap olmayana, Arap olmayanin da Arap üzerine üstünlügü olmadigi gibi; kirmizi tenlinin siyah üzerine, siyahin da kirmizi tenli üzerinde bir üstünlügü yoktur. Üstünlük ancak takvada, Allah'tan korkmaktadir. Allah yaninda en kiymetli olaniniz O'ndan en cok korkaninizdir. "Azasi kesik siyahî bir köle basinza amir olarak tayin edilse, sizi Allah'in kitabi ile idare ederse, onu dinleyiniz ve itaat ediniz. "Suclu kendi sucundan baskasi ile suclanamaz. Baba, oglunun sucu üzerine, oglu da babasinin sucu üzerine suclanamaz. "Dikkat ediniz! Su dört seyi kesinlikle yapmaycaksiniz: Allah'a hicbir seyi ortak kosmayacaksiniz. Allah'in haram ve dokunulmaz kildigi cani, haksiz yere öldürmeyeceksiniz. Zina etmeyeceksiniz. Hirsizlik yapmayacaksiniiz.. "Insanlar Lâilahe illallah deyinceye kadar onlarla cihad etmek üzere emrolundum. Onlar bunu söyledikleri zaman kanlarini ve mallarini korumus olurlar. Hesaplari ise Allah'a aittir.

"Insanlar!

"Yarin beni sizden soracaklar, ne diyeceksiniz?" Saheb-i Kiram birden söyle dediler: "Allah'in elciligini ifa ettiniz, vazifenizi hakkiyla yerine getirdiniz, bize vasiyet ve nasihatta bulundunuz, diye sehadet ederiz!"

 Bunun üzerine Resul-i Ekrem Efendimiz (S.A.V.) sehadet parmagini kaldirdi, sonra da cemaatin üzerine cevirip indirdi ve söyle buyurdu: "Sahid ol, yâ Rab! Sahid ol, yâ Rab! Sahid ol, yâ Rab!"!!!